Yargıtay’dan 'akıllara durgunluk veren' karar! ‘Öpmeye yeltenmeyi’ suç saymadı...

Konya'da bir üniversite öğrencisi, fakültede hocasının cinsel saldırısına maruz kaldığını beyan ederek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Sanık mahkeme tarafından "cinsel saldırı suçundan" mahkum edildi. Yargıtay ise kararı bozdu. Bu gelişmeyi köşesine taşıyan Habertürk yazarı Yasemin Güneri, tepki gösterdi.

Konya'da üniversitede okuyan T.K., 2. sınıf öğrencisiyken aynı fakültede öğretim üyesi olan S.B.'nin cinsel saldırısına maruz kaldı. T.K. akademisyen hakkında suç duyurusunda bulundu. Şikayet sonrası öğretim üyesi hakkında "Cinsel saldırıya teşebbüs" iddiasıyla dava açıldı. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılama başladı.

‘ÖĞRETİM ÜYESİ HAKKINDA DEDİKODULAR VARDI’

Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararda olaydan şöyle bahsedildi:

“T.K., okuldaki diğer öğrenciler gibi proje ödevi konusunda sanık öğretim üyesinin yardımına ihtiyaç duydu. Sanık öğretim üyesi hakkında okulda çıkan dedikodular nedeni ile T.K. yalnız gitmek istemedi. Bir arkadaşıyla birlikte S.B.'nin odasının kapısında uzun bir süre bekleyen T.K., mesai bitimine yakın bir saatte görüşebildi. Görüşmeye beraber gittiği arkadaşı, ertesi gün sınavı olduğunu belirterek T.K.'yi yalnız bıraktı. Bu nedenle sanık öğretim üyesinin odasında T.K. yalnız kaldı. Proje ödevi konusunda biraz sohbet ettikten sonra öğretim üyesi T.K.'ya özel sorular sormaya başladı. T.K.'nın oturduğu yere gelerek 'Seni sadece derste mi göreceğiz?' diyerek üzerine doğru eğilip öpmeye çalıştı. T.K. 'Hocam, öğretmenim' dediği ve saygı duyduğu sanık S.B.'yi iterek odadan çıktı. Odadan çıkar çıkmaz ağlamaya başladı ve arkadaşlarıyla buluşarak olayı anlattı.”

MAHKEME SANIĞI SUÇLU BULDU

T.K., olayın hemen ardından soluğu Cumhuriyet Savcılığı'nda aldı. Yapılan yargılama sonunda Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesi sanık öğretim üyesini "cinsel saldırıya teşebbüs" suçunu işlediği iddiasıyla mahkum etti.Kararda "Sanığın sübut bulan bu eylemi bedensel temas içermesi nedeni ile ve katılanın yaşı dikkate alındığında TCK 102. Maddesi'nde ifadesini bulan cinsel saldırı suçunu oluşturacaktır. Ancak, sanık katılanın karşı koyması sonucu eylemini tamamlayamamış ve eylem teşebbüs aşamasında kalmıştır. Sanık eylemini kamu görevlisi olması nedeni ile öğrencisi üzerinde sahip olduğu nüfuzunu kötüye kullanmak sureti ile işlemiş olduğundan tayin olunan cezasının TCK 102/3-b maddesi gereğince artırılması da gerekmektedir. Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'ndan alınan raporda katılanın ruh sağlığının olaydan etkilendiği ancak bozulmamış olduğu anlaşıldığından sanık hakkında TCK 102/5 maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır" sözlerine yer verildi.

KARARIN GEREKÇESİ DE AÇIKLANDI

Kararın gerekçesinde ise "Mağdurenin tahminine göre kendisini öpmek için üzerine eğilen sanığı iteklemesi üzerine sonlandırılan olayda, cinsel saldırı suçunu işlemek isteyen sanığın, kendisine izin vermeyen mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında eylemini tamamlamasına engel harici neden bulunmadığı halde kendiliğinden bırakması nedeniyle hakkında cinsel saldırıya teşebbüs suçundan ceza verilemeyeceği gibi mağdureye söylediği ''Seni hep projen olduğunda mı gereceğiz, çok hoş birisin.' şeklindeki sözlerin de cinsel taciz suçunu oluşturmayacağı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, kanuna aykırı" denildi.

ÇÖZÜM YOLLARI ARANMALI

Gazeteci Yasemin Güneri, haberi köşesine taşıyarak kararı "ilginç" olarak yorumladı. "Yargıtay, gencecik bir kızın hayatını olumsuz etkileyecek bir durumda, akıllara durgunluk veren bir gerekçeye imza attı" diyen Güneri, yorumunda şu sözlere yer verdi:

“Bu karar da gösteriyor ki cezaların artırılması, yasaların değişmesi hiçbir işe yaramayacak. Bakış açısı değişmeden kadına yönelik cinsel saldırı ve şiddet olayları devam edecek. 2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu ile cinsel suçlar konusunda yasal düzenlemeler yapılmış ve bu suçlarda azalma yaşanmasını beklemiştik. Bu tür kararların ardından düşünmemiz gereken konu yasaları uygulayanları nasıl değiştireceğimiz olmalı. Yargıtay'ın verdiği kararda da görüleceği üzere, yaşanan sorun çok daha derinlemesine incelenmeli. Türk Ceza Kanunu'ndaki cinsel saldırı suçunun unsurları incelenirken bütün yasal gelişmelere rağmen yasa yorumu ve somut olay değerlendirmelerinin neden adaletsiz ve cinsiyetçi yapıldığı konusu irdelendikten sonra çözüm yolu aranmalı.”

09 Eyl 2021 - 15:16 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Denge Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Denge Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Denge Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Denge Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Koronavirüs sizce yapay mı?