Tarihi sarnıcın hali içler acısı

Kanuni'nin Rodos seferi sırasında askerlerin geçiş güzergahlarında su ihtiyacının karşılanması için yaptırdığı sarnıçlardan esinlenen köylülerce inşa ettirilen 350 yıllık sarnıcın hali, görenlerin yüreğini burktu.

Haber albümü için resme tıklayın

Kanuni Sultan Süleyman'ın 1522 yılında Rodos seferi öncesinde ordusunun ve atların su ihtiyacını karşılamak için Muğla yöresine yaptırdığı sarnıçlar, varlıklarını koruyor. Mimar Sinan tarafından inşa edilen neredeyse 500 yıllık olan sarnıçlar, Muğla'da ıssız dağ başlarında, yol kenarlarında ve ova diplerinde, yıllarca susuzların sığınağı oldu. Fethiye'den Bafa Gölü'ne, Bodrum'dan Denizli-Tavas'a kadar uzanan bir coğrafyada yaygın olan sarnıçlar, kültür mirası olarak bugüne kadar taşındı. Bölgedeki bu tarihi yapılara, geçmiş dönemde köylüler de yenilerini ekledi. Köylüler, Mimar Sinan'ın eserlerinden esinlenip çeşitli bölgelere sarnıçlar inşa etti. Muğla bölgesindeki sarnıçların sayısının 280'e yakın olduğu belirtildi.

Menteşe-Göktepe yolu üzerinde köylülerce inşa edilen 350 yıllık bir sarnıcın son hali ise üzdü. Kültür hazinesi olan tarihi yapının duvarının yıkıldığı görüldü.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Namık Açıkgöz, sarnıçların her birinin ayrı bir kültürel değeri olduğu için zamanın, coğrafyanın ve iklimin insafına terk edilmemesi gerektiğini, insan eliyle restore edilerek, gelecek kuşaklara miras olarak bırakılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Açıkgöz, "Kubbeler "ters eğilim" tekniği ile örülür. Kubbe eteklerine açılan dolgu delikleriyle yağmur suları sarnıçta birikir. Sarnıçta kubbelerden akan sular biriktirilir. Akan su ile doldurulmaz. Sarnıcın bölümleri arasında istinat duvarı, kubbe-tonoz, kilit taşı, su dolgu delikleri, kapı-alınlık, kitabe, engel duvarı, kaplık, iç merdiven, hazne ve yalak bulunur. Sarnıçların yapımında kum ve kireç karışımı harç, dere taşı veya kırma taş, kesme taş veya mermer, yağlı çamur bulunur. Muğla, Türkiye'de sarnıçların yoğun olduğu bölgelerden birisidir. Sarnıçlar kubbeli, bazıları da tonozlu veya konik şekillidir. Sarnıçların her biri ayrı ayrı bir kültürel değeri olduğu için, zamanın, coğrafyanın ve iklimin insafına terk edilmemesi gerekiyor. İnsan eliyle restore edilerek; gelecek kuşaklara bir miras olarak bırakılmalıdır" dedi.

#

30 Nis 2019 - 11:13 - Kültür & Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Denge Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Denge Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Denge Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Denge Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Koronavirüs sizce yapay mı?