MUSTAFA TIRPANCI

MUSTAFA TIRPANCI

DENGEHABER
Yazarın Tüm Yazıları >

Kim olursan ol, gel

A+A-

'AKP’li yerel yönetimlerin reklam merakı herkesçe malum.Sayın Başbakan’ın geçtiğimiz haftalarda gündemi oldukça meşgul eden “Kurban Olam Ayına Yıldızına” ilanlarıyla da perçinlenen düşüncemizde yine de bu ilanların bir nebze de olsa haklılığına açık kapı bırakır olmuştuk.', 

Sonuçta nasıl yıllar önce tek kanallı dönemde her iktidar partisi TRT’yi kendi reklamı için kullanıyorduysa şimdiki Bilboard’ların durumuda da anlaşılmayacak bir şey yoktu.

 

Ancak son 2-3 gündür Istanbul sokaklarını özellikler üst geçit ve köprüleri Hazreti Mevlana’nın bir sözü işgal ediyor:

”Gel,kim olursan ol gel”

Sokakların yerli yersiz duyurularla Belediyeler tarafından donatılmasına alışık olmama rağmen bu yazıya bir anlam veremedim şahsen.Hani içimden “bu ne perhiz,bu ne lahana turşusu” demek geliyor.

Istanbul’da gelecek bir metrekare bile yer kalmadı,otoyollarda ise geçecek fazladan bir arabalık mesafe..Bizzat Başbakan bu konuyu fark etmiş ve trafiği rahatlatmak için bazı önerilerde bulunmuştu.Eğer bu az önce bahsettiğim sözdeki “Gel” çağrısı başka şehirlerde yaşayanları Istanbul’a davet içinse kelimenin tam anlamıyla bu kendi kendini baltalamaktan başka bir şey değil.Hem yönetmekte olduğunuz şehir kalabalık diye yok “vize koyalım” yok “trafiğe çıkışları denetleyelim” gibi zihni sinir önerileri ortaya atacaksınız sonra da “Ne olursan ol ,gel” diyeceksiniz.

Gerçi böyle yazılar yazılmadan önce de yeteri kadar akın vardı Istanbul’a.Iç göç neyse de bir de kayıt dışı dış göç var asıl beni endişelendiren konu o.  Fatih ,Aksaray,Laleli civarında bir dolaşın bakın neler göreceksiniz.Oralar bambaşka bir dünya.Her milliyetten insana rastlamanız mümkün.Çoğu da kaçak işçiler.Hatta herhangi bir Çarşamba günü Fatih’teki Çarşamba Pazarına bir uğramanız yeterli.Çinlisi Korelisi Afrikalısı ne arasanız orda.Bu nedenle gece belli bir saatten sonra bu bölge Teksas kadar güvensiz.Tüm bunların Fatih ilçesinde cereyan etmesi de özellikle ilgi çekici bir durum.Malum asayişin en “berkemal” olması gereken yer orası.Emniyet Müdürlüğü bu ilçede çünkü.

 

Yok bu söz Istanbul’a davet değil de dine davet şeklinde düşünülerek oraya yazıldıysa o da ayrı bir yazı konusu olur.Dini yayma  Belediyenin görevi değil ki.

Sanırım üçüncü ve en akla yakın ihtimal bunun AKP’ye davet olarak düşünülmesidir.Benim aklıma daha mantıklı bir ihtimal gelmiyor.Önce Seçmen listelerine yazılsınlar diye gençlere çağrı yaptılar şimdi de oy hakkı kazananlara AKP davetiyesi çıkarıyorlar.

Köprü ve Üstgeçitlerin reklam mecrası haline gelmesine bir itirazım yok.Keşke bunu daha ekonomik açıdan düşünerek belediyeye yeni gelir kaynağı oluştursalardı ve bu bize yol su elektrik olarak dönebilseydi.Ama iş öyle değil.Sadece AKP’nin ve Belediyelerin reklamına ayrılmış durumda bu alanlar.En çok da Ismek ilanlarını görüyorum.

Bu Ismek türü Ücretsiz Meslek Edindirme Kursları ne işe yarar amaç nedir anlayabilmiş değilim.40’tan fazla branşta eğitim veriliyor.Ilk bakışta belediyenin halkın gelişimine özellikle de mesleki gelişimine büyük bir katkısı olarak görülüyor ama sonuçlarına bakmak lazım öncelikle.

Bence “dostlar alışverişte görsün” den öteye geçemiyor bu kurslar.Önümüzde bir Halk Eğitim örneği var.Yıllardır çok düşük fiyatlarla halka eğitim veriyorlar ama genel kanı verilen eğitimin günlük piyasa koşullarının çok gerisinde olduğu yönünde.Dikiş,Nakış,Saz,bağlama tipi kurslara diyeceğim bir şey yok ama örneğin Bilgisayarlı Muhasebe,Bilgisayar Destekli Çizim(Autocad) Ya da Grafik tasarım gibi kurslardan mezun olan kişilerin yazık ki o bilgilerle piyasada iş bulma şansları pek yok.Bu kursların ya eğitim kalitelerinin arttırılması ya da kapatılması gerekiyor.Bu haliyle katılan kursiyerler bir faydası yok ama….

Işin asıl can sıkıcı yönü işin diğer yönü.Katılan kursiyerlere bu haliyle fayda sağlayamayan Meslek edindirme kursları yıllardır bunu meslek olarak yapan bir iş kolunu derin bir karanlığa itiyor ve haksız rekabet nedeniyle de pek çok kursu kapanma noktasına getiriyor.

 

Öz Kur Der Başkanı Sayın Hilmi Alpan bu konuda oldukça dertli.Başı zaten kaçak kurslarla dertte olan Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Mesleki Kurslar şimdi de yaklaşık bir yıldır Belediye kursları yüzünden can çekişiyor.Milli Eğitim Bakanlığı bu kurslardan her türlü mali teminatı alıyor,Maliye tüm kayıtlarını ve eğitimlerini vergilendiriyor, mevzuat tanıtım yapmalarına sınırlamalar getiriyor ama Belediye kursları tamamen farklı şartlarla öğrenci kaydediyor.
 

Yani hükümet resmen ticari teamülle bağdaşmayan usullerle ticaret yapıyor.Eğer Türkiye’de artık özel eğitim de parasız olacak ve devlet tarafından verilecekse buna itirazımız olamaz ve memnuniyetle destekleriz.Ama o zaman da özel eğitim kurumlarının zararlarını karşılayın ve kapatın ve yeni kurs açılmasına izin vermeyin.Bunu yapacaksanız da mutlaka eğitim kalitenizi yükseltin.Hem yetersiz eğitim vererek halka,hem de bunu bedava vererek sektöre darbe vurmaktan vazgeçin.Ziyan olan ne yazık ki ülkenin umutları oluyor.


Eğer hükümet kurs işletmeciliği yapma konusunda kararlıysa bunu mutlaka günün şartlarında yeterli olabilecek bir eğitim müfredatıyla vermeli mesela bir Bilge Adam kurslarında olduğu gibi iş dünyasına yetişmiş bireyler kazandırabilmeli ya da bu işten elini çekmelidir.

Bu yazı toplam 173 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar