İdlib'de 900 test yapıldı, pozitif çıkmadı

İdlib'de 900 test yapıldı, pozitif çıkmadı

Korona virüsü salgını tüm dünyayı etkisi altına alırken, 9 yıldır iç savaşın devam ettiği Suriye'de 5 vaka tespit edildiği geçtiğimiz günlerde bildirildi.

A+A-

Ancak uzmanlar salgının daha fazla yayılmaya başlaması halinde, sağlık sistemi oldukça yıpranmış olan ülkede, büyük sıkıntılarla karşılaşılacağı uyarısında bulunuyor.

İki yüzden fazla mülteci kampının yer aldığı, Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib'le ilgili kaygılarsa öne çıkıyor. VOA Türkçe muhabiri Onur Erdoğan'ın sorularını yanıtlayan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Hedinn Halldorsson, sağlık sistemleri ve ekonomik altyapıları güçlü olan ülkelerin bile bu salgınla mücadele konusunda ciddi problemlerle karşılaştığına dikkat çekiyor ve 4 milyon kişinin yaşadığı Suriye'nin kuzeybatısında şu an sağlık sisteminin "tamamen çökmüş durumda" olduğuna vurgu yapıyor.

Bölgedeki sağlık merkezleri ve hastanelerin yarısının savaşta harab olduğunu söyleyen Halldorsson'ın aktardığına göre şu an sağlık hizmeti veren 300 tesis var ve binlerce sağlık çalışanıysa ülkeyi terketmiş durumda.

Halldorsson tıbbi malzeme, ilaç ve sağlık çalışanı sayısındaki eksikliklerin yanısıra bölgedeki halkın Corona virüsünden korunmak için ihtiyaç duyulan kişisel malzemelerden de yoksun kaldığını ve özellikle kuzeybatı Suriye'nin "bu malum nedenlerden dolayı COVID-19 gibi bir salgınla mücadele için çok hazırlıksız" olduğunu söylüyor.

'Türk yetkililerle koordinasyon içindeyiz'

Bölgede 900 Corona virüsü testi yapıldığına ve pozitif sonuç çıkmadığına değinen Halldorsson, ilerleyen günlerde bölgeye Türkiye sınırından 5 bin test daha gönderileceğini aktardı. Halldorsson ayrıca Türkiye sınırındaki İdlib'de olan çalışmalarında Türkiye ile koordinasyon içinde olduklarını da belirtti.

DSÖ ve diğer bazı kurumların da bölgeye kişisel korunma malzemesi gönderdiğini söyleyen Halldorsson, tüm dünyada bu malzemelerin tedariğinde sıkıntı yaşandığına da işaret ederek bölgede özellikle sağlık çalışanlarının ve halkın korunma önlemleri almalarını sağlamaya odaklanıldığını ifade etti. DSÖ yetkilileri bölgedeki sağlık çalışanları, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlara virüsten korunmayla ilgili eğitim vermeyi sürdürüyor.

'Salgın bölge halkının dertlerine bir dert daha kattı'

Bölgedeki milyonlarca mültecinin ve bölge halkının şu an öncelikli sorununun, dünyanın her yerinde olduğu gibi bu salgın olup olmadığı sorusuna Halldorsson şu ifadelerle yanıt verdi: "Şu an oradaki insanlar yerlerinden, yurtlarından olmuş, hayatta kalma mücadelesi veren insanlar. Bu insanların çoğunun başlarını sokabilecekleri bir yerleri yok, bırakın temel sağlık hizmetlerine erişimi. Yemek, temiz su bile bulamıyorlar. O yüzden bu, dertlerine dert katmış oldu."

VOA Türkçe

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.